Burhan EPTEMLİ

Siyasetin Görünmeyen Gücü — Çember

Siyasette her zaman bir çember vardır. Kimi buna ekip der, kimi yapı der, kimi de görünmeyen güç merkezleri… Adı ne olursa olsun, o çember zamanla her makamın etrafında oluşur.

Kafası hiç çalışmayan siyasetçiler o çemberin farkına varamaz. Çember tarafından yönetilirler; kısa süre makamda kalırlar ve günü geldiğinde o makamdan gönderilirler.

Kafası biraz çalışan siyasetçiler çemberin farkındadır. Ara sıra dışına çıkarlar, ara sıra kendileri yönetir, ara sıra da çember tarafından yönetilirler. Biraz daha uzun kalırlar ama günün sonunda onlar da gider.

Kafası çok çalışan siyasetçiler ise çemberi görür, tanır ve ona mesafe koyar. Çemberin içine dahil olmaz. Makamı kendi yönetir; ne kendisinin ne de makamının başkaları tarafından yönetilmesine izin verir.

Ne yazık ki güzel ülkemde bu özelliklere sahip siyasetçi sayısı bir -iki-üçtür fazlası yoktur.

Çünkü makam sahibi olanların etrafında oluşan çember çoğu zaman gerçekten “sizden olanlardan” oluşmaz. Samimi insanlar çoğu zaman sessizce dışarıda kalır. Çemberi kuranlar ise makamın etrafında görünmez bir duvar örmeye başlar.

Görev makam sahibinindir. “Benim adıma yanlış işler yapılmasın” diyerek doğru insanları yanına almalıdır. Aksi halde gerçek dostlar dışarıda kalır, çemberi kuranlar içeride yerini alır.

Şimdi soru şu:

Sayın Kemal Kılıçdaroğlu bu çembere izin verecek mi?

Erken konuşmak doğru olmaz. Fakat görünen o ki çember oluşturmayı iyi bilen isimler yavaş yavaş yeniden hareketleniyor. Düne kadar sessiz kalanlar, köşede bekleyenler, “ne şiş yansın ne kebap” diyenler bugün yeniden görünmeye başladı.

Siyasette bazen sizi karşınızdakiler değil, yanı başınızda duranlar zor durumda bırakır.

Asıl sınav burada başlayacak.

CHP’de Arınma Gerçekten Başlayacak mı?

Gelelim asıl soruya:

Kemal Kılıçdaroğlu’nun dönüşüyle CHP’de gerçekten bir arınma süreci başlayacak mı?

Çünkü arınma sadece sözle olmaz. Arınma; zor kararlar almakla, bedel ödemekle ve herkese eşit davranmakla olur.

Parti içerisinde haklarında ciddi iddialar bulunan belediye başkanları için parti içi soruşturmalar başlatılacak mı?

Gerekirse dosyalar hukuk mercilerine taşınacak mı?

Peki sadece belediye başkanları mı?

Haklarında fezleke bulunan milletvekilleri konusunda CHP nasıl bir tavır alacak?

Yıllardır siyasette en çok tartışılan konulardan biri milletvekili dokunulmazlığıdır. Eğer adı yolsuzluk, rüşvet ya da kamuoyunda tartışılan iddialarla anılan isimler varsa, CHP olarak “Dokunulmazlık kaldırılsın, yargı yolu açılsın” denilecek mi?

Meclise gelecek fezlekelere CHP “evet” diyecek mi?

Milletvekillerine “Git, yargıda aklan ve tertemiz dön” denilebilecek mi?

Yoksa dokunulmazlık zırhı siyasetin vazgeçilmez kalkanı olmaya devam mı edecek?

Delegelik sisteminde yıllardır konuşulan tartışmalar masaya yatırılacak mı?

Parti içindeki tartışmalı yapıların temizlenmesi için somut adımlar atılacak mı?

Çünkü arınma, yalnızca sloganlarla olmaz.

Ve yıllar sonra yeniden şu cümleyi duymayalım:

“Bu defa sırtımdan bıçaklanmadım; göz göre göre bıçaklanmama izin verdim.”

Çünkü mesele yalnızca bir genel başkanlık meselesi değildir.

Mesele şudur:

Makamı Kemal Kılıçdaroğlu mu yönetecek?

Yoksa etrafında oluşacak çember mi?

Bekleyip göreceğiz.

#Köşe Yazısı

Köşe Yazarı

Burhan EPTEMLİ

Yorumlar 0

Giriş yap — yorum yapmak için