Hamza Tatar

Ankara kapıyı açık tuttu, Bakü ise son on günde verdiği mesajlarla iki ülke arasındaki kardeşlik hukukunu yeniden tartışmaya açtı.

Türk Devletleri Teşkilatı’nın Ankara’da düzenlenen 13’üncü zirvesinde çekilen aile fotoğrafı, belki de zirvenin en çok konuşulacak karesi oldu. Çünkü o fotoğrafta bir eksik vardı: Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev.

Azerbaycan oradaydı; fakat cumhurbaşkanı düzeyinde değil, Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov tarafından temsil ediliyordu. Bir fotoğraf karesinde eksik kalan yalnızca bir lider değildi. “İki devlet, tek millet” sözüyle tarif edilen ilişkinin bugünkü durumu da o karede sorgulanır hâle geldi.

Peki, son on günde Ankara ile Bakü arasında neler yaşandı?

Ankara’dan gelen ilk adım, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Aliyev’i bizzat telefonla arayarak Ankara’daki zirveye davet etmesiydi. Aynı gün Bakü, aralarında siyasetçi, gazeteci ve yazarların da bulunduğu 31 Türkiye Cumhuriyeti vatandaşını istenmeyen kişi ilan etti.

İkinci adımda, Azerbaycan’daki başörtüsü uygulamalarını eleştiren Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral görevinden ayrıldı. Bu gelişme, Ankara’nın gerilimi düşürmek için attığı önemli bir adım olarak yorumlandı. Ancak kısa süre sonra Aliyev’in isim vermeden yaptığı “Önce aynaya bakın” çıkışı, tansiyonun düşmediğini gösteren yeni bir mesaj olarak gündeme geldi.

Üçüncü başlık ise eleştirilerin Türkiye’deki yargı süreçlerine taşınmasıydı. Azerbaycan yönetimini eleştiren bazı isimler hakkında soruşturmalar yürütüldü, gözaltılar yaşandı. Zirve devam ederken Bakü’den gelen bir başka açıklama da dikkat çekti: Azerbaycan, Birleşik Arap Emirlikleri’nin BM Genel Sekreterliği için aday gösterdiği Lana Zaki Nusseibeh’in adaylığına olumlu yaklaştığını duyurdu. Türkiye’nin eski Dışişleri Bakanı Feridun Sinirlioğlu’nun olası adaylığının konuşulduğu bir dönemde bu açıklama, Ankara-Bakü ilişkileri açısından ayrıca tartışma yarattı.

Bütün bu gelişmelerin ardından Aliyev’in Ankara’ya gelmemesi, sıradan bir program değişikliği olarak değerlendirilemeyecek kadar sembolik bir anlam kazandı. Elbette Azerbaycan basını, Aliyev’in Bakü’deki önceden planlanmış programına işaret etti. Fakat diplomasi yalnızca resmî gerekçelerden ibaret değildir; özellikle böylesine önemli bir zirvede liderlerin varlığı ya da yokluğu, siyasi mesajların da parçasıdır.

#Köşe Yazısı

Köşe Yazarı

Hamza Tatar

Yorumlar 0

Giriş yap — yorum yapmak için