Burhan EPTEMLİ

Ahmet Hakan bugünkü köşe yazısında CHP idari ve mali işlerden sorumlu genel başkan yardımcısı Bülent Kuşoğlu'nun bir gazeteye verdiği röportaj nedeniyle eleştirilerde bulunmuş. Elbette eleştirebilir. Köşe yazarlığının doğasında eleştiri vardır.

Ama dikkatimi çeken nokta, Bülent Kuşoğlu için "sorulara cevap verecek kapasitesi yok" demesi oldu.

Kapasite denince akla Ahmet Hakan mı gelir, Bülent Kuşoğlu mu gelir?

Bunu karşılaştırmak bile züldür.

Önce Ahmet Hakan'a bakalım.

Ahmet Hakan'ın eğitim geçmişi konusunda farklı bilgiler dolaşıyor. Bazı kaynaklarda Uludağ İlahiyat mezunu olduğu, bazı kaynaklarda ise İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi mezunu olduğu belirtiliyor.

Ama bilinen bir gerçek var; imam hatip mezunu olması.

Ben de imam hatip mezunuyum ve imam hatip mezunu olmaktan gurur duyuyorum.

Ahmet Hakan ise imam hatip mezunu olmaktan gurur duymuyor, şükür ediyor.

Neden mi?

Çünkü imam hatipli kimliğiyle önce muhafazakâr medyada boy göstermeye başladı. Sonra baktı ki başka kesimlere de hoş görünmek gerekiyor. Bu sefer de kendine farklı bir imaj oluşturdu.

Bir dönem fotoğraflarına bakın.

Ağız içine kadar giren kalın bıyıklarıyla sola selam veriyor.

Özenle kesilmiş çember sakalıyla da sağa selam veriyor.

Adeta bıyıklarıyla sola, sakalıyla sağa göz kırpıyor.

Bir taraftan muhafazakâr kimliğini kullanıyor, diğer taraftan farklı kesimlere şirin görünmeye çalışıyordu.

Kariyerine biraz daha yakından bakayım dedim.

Sen değil miydin Ahmet Hakan;

24 Ocak 2009 tarihli köşe yazında Fetullah Gülen'e açık mektup yazıp “Sayın Hocam” diye hitap eden?

17/25 Aralık sürecinde bunun darbe olmadığını savunup, darbe olduğunu söyleyenleri eleştiren?

2000'li yıllarda FETÖ medyası olarak anılan yayın organlarını savunup destek veren?

Mikrofonların açık olduğunu unutup program sonrası içmeye gidiyor muyuz diyen?

Altın varaklı avukat olarak bilinen suç örgütü üyesi iddiası ile tutuklanan kişiyle fotoğraf veren?

Askere gitmeyenleri eleştirirken, kendisinin askerlik konusunda tartışmaların merkezinde yer alan?

İyi ki arşiv var.

Arşiv ne güzel şey.

Arşivi karıştırdım.

Kapasite dersi vermeden önce herkesin dönüp kendi geçmişine bakması gerektiğini düşündüren çok sayıda örnek buldum.

Peki ya Bülent Kuşoğlu?

Onu da arşive sordum.

"Bülent Kuşoğlu kimdir?" diye baktım.

Bakın neler çıktı.

  • Mülkiye mezunu.
  • Maliye Bakanlığı Hesap Uzmanı olarak Trabzon'dan Mersin'e, Bursa'dan Kayseri'ye; başta Ankara, İstanbul ve İzmir olmak üzere ülkenin birçok yerinde araştırma ve incelemeler yaptı.
  • Brüksel'de Avrupa Birliği Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü'nde stajyer memur olarak görev yaptı.
  • Milli Savunma Bakanlığı danışmanı olarak F-16 projesinin mali danışmanlığını yaptı.
  • SSK Yönetim Kurulu üyeliği ve Genel Müdür Yardımcılığı yaptı.
  • Özel sektörde yöneticilik ve genel müdürlük yaptı.
  • Yüzlerce panel ve konferansta yer aldı.
  • 12 yıl TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu üyeliği yaptı.
  • 10 yıl çeşitli gazete ve dergilerde düzenli yazılar yazdı.
  • Yeminli Mali Müşavir ve bağımsız SPK denetçisi olarak görev yaptı.
  • Bir denetim ve danışmanlık şirketinin yönetim kurulu başkanlığını yaptı.
  • Dört dönem milletvekilliği yaptı.

Bakıyoruz ki burada karşımıza yıllarca devlete hizmet etmiş bir devlet adamı çıkıyor.

Bülent Kuşoğlu'nun devlet tecrübesi ve kamu yönetimi geçmişi ortada.

Bülent Kuşoğlu devlet adamı.

Peki Ahmet Hakan, sen kimin adamısın?

Bir de son dönemlerde medyada kimlerin kimlerle, hangi ilişkiler içerisinde olduğuna dair birçok tartışma gördük.

Sen de halka mal olmuş birisin.

Ekranlarda boy gösteriyorsun.

İnsanlara akıl veriyor, onları eleştiriyor, onların kapasitesini sorguluyorsun.

O zaman sen de çık ve örnek ol. 

“Buyur Ahmet Hakan, sen de kamuoyunun önüne çık. Bir test yaptır. Hep birlikte görelim: Sonuç negatif mi çıkacak, pozitif mi?”

Kamuoyunun merak ettiği sorulara cevap ver.

Çünkü sen sıradan bir vatandaş değilsin.

Yıllardır ekranlarda olan, milyonlara hitap eden bir medya mensubusun.

Bu yüzden insan ister istemez soruyor:

Sorulara cevap verecek kapasitesi olmayan kişi Bülent Kuşoğlu mu?

Yoksa yıllarca devlette görev yapmış, bürokraside bulunmuş, maliyeyi yönetmiş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda görev yapmış bir isme kapasite dersi vermeye çalışan Ahmet Hakan mı?

İnsan önce dönüp kendi geçmişine bakmalı.

Çünkü kapasiteyi tartışacaksak, ortada bir tarafta devlet yönetimi tecrübesi var; diğer tarafta ise arşivlerde duran yazılar ve kamuoyunda tartışılmış pozisyonlar.

Not: Bu yazımdan sonra CNN Türk'teki programlara çıkartırlar mı, çıkartmazlar mı bilmiyorum.

Ancak CNN Türk kurumsal bir kimliktir. CNN Türk'ü Ahmet Hakan'dan ayrı tutuyorum.

Ahmet Hakan gibi başkalarının kapasitesini sorgulamayı seven birinin programına çıkmak ya da çıkmamak benim için önemli değil.

Çünkü Ahmet Hakan'ın bana katacağı bir şey olduğunu düşünmüyorum. Kapasitesi buna yetmez.

#Köşe Yazısı

Köşe Yazarı

Burhan EPTEMLİ

Yorumlar 0

Giriş yap — yorum yapmak için